Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde, Onikişubat ilçesindeki Abdullah Çavuş Mahallesi’nde yer alan Proton Apartmanı’nın çökmesi sonucu, 5 aylık bir bebekle birlikte toplamda 64 kişi yaşamını yitirdi.
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, müteahhit Rafet Küsmüş ve statik proje müellifi Sıtkı Okumuş hakkında “bilinçli taksirle ölüme veya yaralanmaya sebep olma” suçlamasıyla dava açtı.
Daha sonra, binanın inşa edildiği tarihte Kahramanmaraş Belediyesi İmar İşleri Müdürlüğü’nde çalışan Hacı Mehmet Güner, Zeynel Abidin Şerefoğlu, Mehmet Dişçeken ve Emre Arıkan da benzer suçlamalarla yargılanmak üzere davaya dahil edilerek dosyaları birleştirildi.
EK BİLİRKİŞİ RAPORU TALEP EDİLDİ
Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 23 Eylül 2025’te gerçekleştirilen 8. oturumda savcı, tüm sanıkların ceza almasını talep etti. Ayrıca 6 Ocak’taki 9. celsede kamu görevlileri için ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilerek dava ertelendi.
Pamukkale Üniversitesi’nden 7 akademisyenin hazırladığı ek bilirkişi raporunda, dönemin İmar İşleri Müdür yardımcıları Hacı Mehmet Güner ve Zeynel Abidin Şerefoğlu’nun “idari sorumlu” olduğu belirtilirken, diğer iki kamu görevlisi için “illiyet bağı kurulamadığı” tespitine yer verildi.
Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2 Kasım saat 09.30’da yapılacak duruşmada kararın verilmesi bekleniyor.
Depremde anne ve babasını kaybeden Buğra Kağan Yıldız ile müşteki avukatlarından Nilay Yıldırım Yaşar süreci değerlendirdi.
Buğra Kaan Yıldız, 6 Şubat’ta Proton Apartmanı’nın etrafındaki binalar ayakta kalmasına rağmen anne ve babasının yaşadığı apartmanın yıkılmasını hatırlatarak şunları söyledi:
“Bu durum bir ‘takdir-i ilahi’ değil; müteahhitlerin, denetimcilerin ve kamu görevlilerinin açıkça işlediği bir suçtur. Pazartesi günü Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek karar duruşmasında, Ezgi Apartmanı ve Said Bey Sitesi örneğindeki gibi ‘ödül gibi’ ceza hukuksuzluğuna son verilmesini ve sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyoruz.
Eğer bugün gerçek anlamda adalet sağlanmazsa bir gece yataklarımızda uyurken yıkılan binalarda can vermeye devam edeceğiz. Bu yargılamadan çıkacak emsal karar yalnızca kayıplarımızın ve geçmişimizin hesabı değil; eşlerimizin, çocuklarımızın ve geleceğimizin de teminatı olacaktır. Adalet hepimizin geleceği ve yaşam hakkı için tavizsiz bir şekilde uygulanmalıdır.”
“ADALET MÜCADELEMİZE DESTEK OLUN”
Müşteki avukatlarından Nilay Yıldırım Yaşar ise aynı mahkemenin Ezgi Apartmanı ve Said Bey Sitesi davalarındaki kararlarının “yakınlarını kaybeden ailelerin adaletle ilgili endişelerini daha da artırdığını” belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Onlarca insanın hayatını kaybettiği bu davalarda verilen cezaların, ortaya konulan kusur ve sorumluluğun ağırlığıyla orantılı olması gerektiğine inanıyoruz. Proton Apartmanı’nda 64 insan yaşamını yitirirken şu an tutuklu tek bir sanık dahi yoktur. Mevzuata açıkça aykırı uygulamalar ile göz ardı edilen hayati riskler depremin kaçınılmaz sonuçları olarak kabul edilemez.
Ölüm riskini öngörmesine rağmen bu riski kabul ederek hareket ettiği hukuken kanıtlanan sanıkların ‘olası kast’ hükümleriyle cezalandırılmasını talep ediyoruz. ‘Taksir’ hükümleri kapsamında değerlendirme yapılsa bile kusurun ağırlığına uygun olmayan cezalardan kaçınılarak belirlenen yaptırımlar kamu vicdanını derinden yaralamaktadır.
Endişeliyiz… 64 insanın ölümü karşısında sorumluluğun ağırlığına uygun ceza verilmemesinden… Bu kez adalete olan inancımızın enkaz altında kalmasından… Acılı ailelerin kalplerine biraz olsun su serpilmesi beklenirken o kalplere yeniden ateş düşmesinden korkuyoruz. 2 Kasım’da kamuoyunu Kahramanmaraş Adliyesi’nde görülecek duruşmada adalet mücadelemize destek olmaya çağırıyoruz. 64 canın hesabı sorulana kadar adalet mücadelesini sürdüreceğiz. Unutmadık, unutturmayacağız.”
